Unutulan Hastalık İskorbüt ve C Vitamini Eksikliği

Reklam Engelleyici Tespit Edildi.

Sitemizin yayına devam edebilmesi için reklam gelirlerine ihtiyacı var, lütfen reklam engelleyiciyi etkisiz hale getirerek bize destek olun, teşekkürler.

İskorbüt Hastası Çizimi, 1929, Wellcome Collection. CC BY (İskorbüt Belirtileri, C Vitamini Eksikliği)

1. İskorbüt hastalığı ve iskorbüt belirtileri ile ilgili ilk tarihi kayıtlar

C vitamini eksikliği sonucu ortaya çıkan iskorbüt hastalığının oldukça ilginç bir öyküsü var. Tıp tarihinde yerini almış, çok korkulan ve pek çok insanın hayatını mahveden ya da ölümüne sebep olan ama bugün çoğu insanın adını dahi bilmediği pek çok hastalık bulunur. İşte İskorbüt de onlardan biri.

Bu hastalığın tarihi, Antik Mısır’da yazılmış 3500 yıl öncesine ait bir metine Ebers Papirüsü’ne kadar uzanır. Ebers Papirüsü’nde bu hastalık için önerilen tedavi ise soğan ve sebze yenilmesidir. Hastalıkla ilgili ilk detaylı açıklama ise Hipokrat’a (Milattan Önce 460-370) ait, Hipokrat bu hastalığı İleos ematitis olarak isimlendirmişti. Hipokrat’a göre iskorbüt belirtileri: ağızda kötü his, diş etlerinin dişlerden ayrılması, burun deliklerinden kan gelmesi idi. Bazen bacaklarda oluşan yaralar ile geliştiğini ve bu yaralın siyah renkli olduğunu, ayrıca derinin inceldiğini de belirtmişti.

Bugün bu hastalığı Türkçe’de iskorbüt olarak isimlendiriyoruz, bu isimlendirmenin kökeni ise Danimarkalı hekim Johannus Echthius’un 1556 yılında ilk kez kullandığı scorbutus kelimesine dayanır. Hastalık, sinir sistemini de etkiler, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterler (sinir ileticiler) düzgün işlev göremez. Bunun sonucu olarak halüsinasyon gibi iskorbüt belirtileri ortaya çıkar.

2. İskorbüt hastalığı gezgin ve kaşiflerin korkulu rüyasıydı

15-18 yüzyıl dönemi coğrafi keşiflerin altın zamnıydı, bu dönem aynı zamanda iskorbüt hastalığının en fazla can aldığı dönemdi. Hesaplamalara göre bu dönemde 2 milyon denizci hastalıktan dolayı öldü. Çünkü gemilerde taze gıda tüketimi mümkün değildi, tüketilen gıdalar tuzlama ve benzeri yöntemlerle uzun süre dayanması için işlenmiş gıdalardı. İskorbütün yanında B1 vitamini eksikliği kaynaklı beriberi hastalığı ve B3 vitamini eksikliği kaynaklı bir deri hastalığı olan pellagra da denizciler arasında yaygındı.

Avrupa’dan Hindistan’a giden ilk kişi olarak bilinen ünlü Portekizli kaşif Vasco da Gama (1460-1520), Afrika’nın çevresini gezerken bu hastalığı gözlemledi, denizcilerin diş etleri, bacakları ve kolları şişiyordu ve hastalar portakal yediğinde hastalık hafifliyordu. Hastalık ağzın laneti olarak tanımlanıyordu ve gemi taze besinlerle yüklendikten hemen sonra hafifliyordu. Aynı hastalığı, Güney Amerika’nın güney burnunda yer alan Tierra del Fuego’ya ulaşan ilk Avrupalı kaşif olan Portekizli kaşif Macellan (1480-1521) gibi diğer ünlü kaşifler de gözlemledi.

Büyük Okyanus’ta Hawaii Adaları da dahil pek çok ada keşfeden ünlü İngiliz kaşif ve denizci James Cook (1728-1779), gemi tayfalarının beslenmelerini inceledi ve taktik olarak her fırsatta gemiye yeşil sebzeler, tatlı patates ve hindistan cevizi yükleyerek tayfalarını bu hastalıktan korumaya çalıştı.

3. 19. Yüzyıldaki büyük iskorbüt salgınları

19. yüzyılda yaşamış ve Moby Dick’i yazmış olan ünlü ABD’li yazar Herman Melville, balinacılık anılarında iskorbütü, “hastalık” diye yazar. Moby Dick’teki Kaptan Ahab’da bu hastalıktan etkilenen bir kaptanın psikolojik özelliklerini gösterir.

İrlanda’da 1845 yılından 1849 yılına kadar süren ve patatesleri etkileyen bir hastalık ortaya çıktı. Bunun sonucu olarak patates ağırlıklı beslenme sürdürülemedi. Büyük Açlık Dönemi’nde hastalık İrlanda’da oldukça yaygınlaştı. Osmanlı ve Ruslar arasında gerçekleşen Kırım Savaşı (1853-1856) ve Amerikan İç Savaşı (1861-1865) döneminde de hastalık salgınlara sebep oldu.

Walter Cheadle’ın (1836-1910), ünlü tıp dergisi Lancet’te yayımladığı makalelere (1878 ve 1882 senelerinde) göre taze süt ve patates püresi ile beslenen genç hastalarda iskorbüt belirtileri hızla geçti.

4. C Vitamini eksikliği ve iskorbüt hastalığı arasındaki ilişkinin keşfi

C vitamini ilk kez Macar fizyolog Albert Szent-Györgyi tarafından 1928 yılında izole edildi ve bu keşiften sonra 1930’lu yıllardan 1960’lı yıllara kadar Büyük Britanya ve ABD’de sürdürülen büyük çaplı, çok merkezli araştırmalar ile bu hastalığın C vitamini eksikliği kaynaklı olduğu anlaşıldı.

Eskiden ilerleyen aşamalarında kanama veya enfeksiyon sebebi ile ölüme dahi sebep olabilirken bugün artık görülmüyor. Çünkü C vitamini eksikliği gibi çok basit bir sebepten kaynaklanırdu.

Bundan 3500 yıl önce sebze ve soğan (C vitamini içeriği yüksek bitkisel gıdalar) yiyerek iyileştiği anlaşılan bir hastalığın binlerce yıl can alması sadece insanlığın uzunca bir süre C vitamininden habersiz olması sebebiyleydi. C vitaminin bilimsel adı olan askorbik asit de anti-iskorbüt olmasından gelir.

Sitemizden Bu Yazı da İlginizi Çekebilir.

C Vitamininin Faydaları, Bulunduğu Gıdalar ve C Vitamini Eksikliği

Kaynakça:

  1. Magiorkinis, E., Beloukas, A., & Diamantis, A. (2011). Scurvy: past, present and future. European Journal of Internal Medicine, 22(2), 147-152.
  2. https://www.acs.org/content/acs/en/education/whatischemistry/landmarks/szentgyorgyi.html
  3. https://news.nationalgeographic.com/2017/01/scurvy-disease-discovery-jonathan-lamb/

İlk Yayımlanma: 05.10.2018 Düzenlenme: 15.02.2019 Yazar Eğitim Düzeyi: PhD

Bir Yanıt Yazın

7 + 2 =