Renkleri Nasıl Görürüz, Kadın Erkek Renk Tercihlerini Ne Belirler?

Reklam Engelleyici Tespit Edildi.

Sitemizin yayına devam edebilmesi için reklam gelirlerine ihtiyacı var, lütfen reklam engelleyiciyi etkisiz hale getirerek bize destek olun, teşekkürler.

Kadın erkek renk tercihlerini belirleyen, cinsiyete göre renklerin tercih edilmesini belirleyen kültürel ve evrimsel pek çok sebep var.

Bu yazıda renkleri nasıl görürüz, kadın erkek renk tercihleri ne kadar farklı, cinsiyete göre renklerin tercih edilmesini belirleyen etkenler neler sorularının yanıtlarını vermeye çalışacağız.

1. Nasıl Görürüz?

Dış dünya ile ilgili gördüklerimiz gözlerimizin anatomisi tarafından belirlenir ve sınırlanır. Göz, basitçe bir kameraya benzetilebilir. Kornea ve lens birlikte çalışarak bir kameranın objektifi gibi davranır, görülen objeleri retinaya odaklar ve net görünmesini sağlar. Gözün arka kısmında bulunan bir tabaka olan retina filmli kameralardaki film ya da dijital kameralardaki sensör ile aynı görevi yapar. Retina tabakasının arka tarafındaki koyu renkli pigmentli epitelyum ise retinadaki hücreler tarafından emilemeyen ışığı emerek algılanan görüntüde netlik ve kontrast kaybını engeller.

Retina tabakası; bir kağıt kalınlığındadır ve ışığa duyarlı sinir hücrelerinden meydana gelir, bu hücreler aslında beynin bir kısmıdır. Retinada koni ve çomak hücreleri olmak üzere ışığa duyarlı iki tip hücre bulunur. Bu ışığa duyarlı sinir hücreleri algıladıkları görüntüyü kimyasal ve elektrik sinyalleri haline getirerek görme sisteminin sonraki kısmına iletir. Bu sinyaller, bir hücre ağı tarafından işlenir ve optik sinir üzerinden beyne aktarılır, böylelikle görebiliriz.

İlginç Bilgi: Gececil (gece aktif olan) hayvanların gözlerine fener ya da araba farı benzeri bir ışık vurduğunda bir parlama görülür. Bunun sebebi gözlerinin arka kısmında bulunan tapetum isimli yüksek yansıtıcılığa sahip tabakadır. Tapetum sayesinde gececil hayvanların gözlerindeki ışığa duyarlı hücreler ışığı emmek için ikinci bir şansa sahip olur, böylelikle daha ışık düzeyinde görmek mümkün olur. Bunun olumsuz etkisi olarak gececil hayvanlar bizim kadar net göremez.

2. Renkleri Nasıl Görürüz?

Renkleri nasıl görürüz sorusunun yanıtı retinadaki bir tip ışık algılayıcı hücrede saklıdır.

Kandela, ışığın yoğunluğunu ölçmek için kullanılan ölçü birimidir. Retinada bulunan iki tip ışık algılayıcı hücreden birisi olan koni hücreleri metrekare başına 100 kandelanın üzerindeki ışık yoğunluğunda görmeyi sağlar. Çomak hücreleri ise metrekare başına 1 kandelanın altındaki ışık yoğunluğunda görebilmeye imkan verir. Yani, koni hücreleri parlak ışıkta görme ile görevliyken çomak hücreleri düşük ışıkta görme ile görevlidir. Metrekare başına 1 ila 100 kandela arasındaki ışık yoğunluğunda iki hücre tipi de görmede görev alır.

Her 1 milimetrekare (metrekarenin milyonda biri) retinada 150 bin kadar ışığa duyarlı algılayıcı hücre bulunur. Retinadaki çomak hücrelerinin sayısı 120 milyona ulaşırken retinadaki koni hücrelerinin sayısı 7 milyon ile sınırlıdır. Retinada bulunan foveada hiç çomak hücresi bulunmaz, fovea denilen küçük bölge renkleri ve üç boyutu en iyi görmemizi sağlayan bölgedir. Bir yazı okurken baş ve gözler hareket ettirilerek okunulan kısım foveaya getirilmeye çalışılır, alt ve üstte kalan yazılar o sebeple okunamaz.

İlginç Bilgi: Gece gökyüzündeki yıldızlara bakarken bazen baktığınız yıldız kaybolmuş gibi görürsünüz, bu durum yıldızın foveaya denk gelmesi sonucu gerçekleşir. Foveada çomak hücresi bulunmaz, bunun sonucu olarak foveaya denk gelen bir görüntü gece düşük ışıkta görülemez.

İlginç Bilgi: Çomak hücreleri en çok 500 nanometreden biraz kısa dalga boyundaki ışığa karşı hassasiyet gösterirken koni hücreleri en yüksek hassasiyeti 550 nanometre boyundaki ışığa karşı gösterir. Bu sebeple Purkinje kayması denilen durum ortaya çıkar. Gün ışığında mavi ve kırmızı iki objenin renkleri aynı açıklık da görülür, düşük ışıktaysa mavi obje daha açık renkli görünürken kırmızı obje daha koyu renkli gözükür.

Tek bir tip çomak hücresi vardır, dolayısıyla çomak hücreleri renkleri nasıl görürüz sorurunun yanıtı ile ilgili olan hücreler değildir. Koni hücrelerinin ise kırmızı (L), yeşil (M) ve maviye (S) hassas 3 tipi vardır, yani renkli görmeyi koni hücreleri sağlar, renkleri nasıl görürüz sorusunun yanıtı koni hücreleridir. Kırmızı, yeşil ve mavi ışığa duyarlı olan koni hücrelerinin retinadaki sayısal dağılımı da oldukça ilginçtir. Retinada her 12 L koni hücresine karşılık 6 M ve 1 S koni hücresi bulunur.

Böylelikle renkleri nasıl görürüz sorusunu yanıtlamış olduk, şimdi sıra renklerin önemi ve renk tercihlerini etkileyen faktörlerden bahsetmeye geldi.

3. Canlılar Dünyasında Renklerin Önemi Nedir?

Canlılar dünyasında renk oldukça önemlidir, çiçekler göz alıcı renkleriyle polenlerini taşıyan böcekleri kendilerine çeker. Zehirli kurbağalar gibi hayvanlar ise fosforlu yeşil, fosforlu sarı gibi aşırı göz alıcı, parlak renklere sahiptir. Böylelikle onlara saldırması muhtemel avcılara beni yersen ölürsün mesajını verir. Bazen zehirli olmayan hayvanlar da zehirli hayvanların renklerini taklit ederek kendilerini avcılara karşı korumaya çalışır.

Çiftleşme ve cinsellik açısından da renk oldukça önemlidir. Doğada genel olarak erkekler, dişileri çiftleşmeye ikna edebilmek ve genlerini bir sonraki nesle aktarabilmek için daha süslü tüylere ya da kürklere sahip olur. Bunun en ilginç ve göz alıcı örnekleri, cennet kuşları ve tavus kuşudur.

4. İnsanların Renk Tercihini Ne Belirliyor Olabilir?

Renk tercihi, insanların diğer konulardaki tercihlerini de etkiler. İnsanlar, kıyafet, ev, hatta ziyaret edecekleri web sitelerini seçerken farkında olmadan da olsa renklere göre tercih yapabilir. Bu içgüdüsel bir davranıştır. Renk tercihinin önemi, çoğu zaman düşünülmez ama canlılar kendileri için iyi olan şeyleri ve kötü olan şeyleri ayırt edebilmek için çoğu zaman renkleri kullanır. Böylelikle kendileri için kötü olan şeylerden uzak dururken kendileri için yararlı olan şeylere yönelebilirler.

Ekolojik Değer Teorisi’ne göre insanların renklere karşı verdikleri duygusal tepkiler, onların renkleri ilişkilendirdikleri objelere dayanır. Örnek olarak insanlar genel olarak kahverengi renkli şeylerden hoşlanmaz, bunun sebebi çürümüş yiyeceklerin ve dışkının kahverengi renkte olması olabilir.

5. Kadın Erkek Renk Tercihleri Farklı mı?

İngiliz bilim insanlarının kadın erkek renk tercihleri arasında gerçekten bir fark olup olmadığını belirlemek için gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarına göre cinsiyete göre renklerin tercih edilmesi arasında gerçekten fark var. Cinsiyete göre renklerle ilgili tercihlere bakıldığında kadınlar kırmızımsı renkleri tercih ederken erkekler yeşilimsi renkleri tercih eder.

Mavi rengi tercih etme eğilimi ise kadın ve erkek arasında farklı değildir, her iki cinsiyet de mavi renge eğilim gösterir. Erkeklerin tepki süresi kadınlar daha hızlı olsa da her iki cinsiyet de mavimsi renklere sarımsı renklerden daha hızlı yanıt verir.

6. Kültür Renk Tercihini Etkiler mi? Kadın Erkek Renk Tercihleri Arasındaki Fark Sadece Kültürel Temelli mi?

Kadın erkek renk tercihleri arasındaki fark kültürel temelli mi sorusunu yanıtlamaya çalışan araştırmacılar, İngiltere’deki Çinlileri inceledi. Araştırma sonuçlarına göre İngiltere’ye yeni gelmiş olan kadın ya da erkek Çinliler, kırmızıyı tercih etme eğilimi göstermekteydi.

Bu durum; Çinlilerin kırmızıyı şansla ilişkilendirmesi ile alakalı olabilir, yani kültür renk tercihini etkiler. Çinli kadınlar ve erkeklerin her ikisi de kültürel olarak kırmızı rengi tercih etse de cinsiyete göre renklerin tercih edilmesindeki farklılık sürmeye devam eder. Çinli kadınların kırmızıyı tercih etme eğilimi Çinli erkeklere göre hala daha yüksektir.

7. Cinsiyete Göre Renklerin Tercih Edilme Farklılığı Neden Kaynaklanır?

Kadın erkek renk tercihlerinin neden farklı olduğu ile ilgili iki teori önerilmiştir. Birinci teori kadın ve erkeğin ilkel düzendeki rollerinin cinsiyete göre renklerin tercih edilmesi üzerinde belirleyici olduğunu önerir. Buna göre avcı-toplayıcı yaşam düzeninde kadınlar, ailedeki toplayıcı rolünü üstlenmişti. Bu sebeple kadınların meyveleri ya da yenilebilir yaprakları renklerine göre ayırt edebilmesi gerekliydi. Erkekler ise avcı rolünü üstlenmişti, dolayısıyla meyveleri ve yenilebilir yaprakları renklerine göre ayırt etmeleri gerekli değildi.

İkinci teori ise kadınların ailedeki empati kuran ve bakım veren kişi rolüne odaklanır. Buna göre kadınlar, bakım veren ve empati kuran rolleri sebebi ile çevrelerindeki insanların derilerindeki duygusal ve sosyal-seksüel duruma bağlı renk değişikliklerini ayırt edebilme yeteneğine sahip olmak zorundaydı.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir.

Kaynakça

Yayımlanma Tarihi: 21.03.2019 Yazar Eğitim Düzeyi: PhD

Bir Yanıt Yazın

two × two =