Kahvenin Tarihi, Kahvenin Hikayesi, Kahvenin Yararları ve Kahvenin Zararları

Reklam Engelleyici Tespit Edildi.

Sitemizin yayına devam edebilmesi için reklam gelirlerine ihtiyacı var, lütfen reklam engelleyiciyi etkisiz hale getirerek bize destek olun, teşekkürler.

Kahvenin Yararları, Kahvenin Zararları, Kahvenin Tarihi, Kahvenin Hikayesi

Bu yazıda geçecek başlıklar sırasıyla kahvenin tarihi, kahvenin hikayesi, kahvenin yararları ve kahvenin zararları şeklindedir.

1. Kahvenin Tarihi

Kahvenin tarihi, oldukça eskiye uzanır. Arapça kökenli bir kelime olan kahve, aslında bir tür şarap için kullanılırdı. İslamiyetin ortaya çıkışından sonra alkollü içecekler yasaklandığında insanlar ağır cezalardan kaçabilmek için alternatif bir içecek arayışına girdi. Bugün bildiğimiz kahve, yasaklanmamış bir içecek olarak şarabın yerini ve adını aldı. Günümüzde kahve için mokka (mocha) kelimesi de kullanılır, bu kelime Yemen’in Kızıl Deniz kıyısındaki Moha Limanı’ndan gelir.​ Çünkü bir dönem kahve o liman üzerinden taşındı.

Kahvenin tarihi incelendiğinde kahve çekirdeklerinin ilk olarak Tevrat’ta geçtiğine dair tartışmalar olduğu görülür. Kahve tarımı, ilk olarak milattan sonra 575 yılında başlamış olabilir. Kahvenin tarihi açısından kullanılabilecek ilk kesin kayıt ise 10. yüzyılda yaşamış olan İranlı doktor Muhammad ibn Zakariya al-Razi’ye aittir. Yabani kahve ya da Coffee arabica, Etiyopya’da bulunur. İlk olarak Etiyopya’da bir kent olan Harar’daki Arap kolonisinde yetiştirilmeye başlanan kahve, önce bugün Suudi Arabistan’ın bir şehri olan Mekke’ye, sonra da Mekke’ye gelen hacılar aracılığıyla İslam dininin ulaştığı diğer yerlere yayılır.

Araplar; kahveyi önemli bir ürün olarak gördükleri için işlenmemiş kahve çekirdeklerinin dışarıya çıkışına izin vermez, kahve tohumları başka ülkelerde kahve yetiştirmek için kullanılmasın diye çekirdekleri önce kaynar suda bekletirler. Kahvenin Avrupa’ya ilk gelişi; 1615 yılında Venedikli tacirler aracılığıyla olur, tacirler Yemen’in Moha Limanı’ndan yükledikleri kahveyi Avrupa’ya taşır.

Kahvenin tarihi açısından en önemli dönüm noktalarından biri kahve üretiminin Arapların tekelinden çıkmasıdır. Arapların tüm çabalarına rağmen kahve bitkisini ya da tohumlarını gizlice ülkelerine götüren kişiler sayesinde Arap coğrafyası dışında da kahve yetiştirilmeye başlanır. Kahve bitkisinin Avrupa’ya ilk gelişi ve yetiştirilmeye başlanması ise 1616 senesinde kahve bitkisini çalan bir Hollandalı tüccar sayesinde olur.​

Farklı kahve türleri de vardır. Bunlardan Coffee liberica kahve türü; Afrika’da keşfedilir, C. liberica ile C. arabica çaprazlanarak C. robusta türü kahve elde edilir. Coffee robusta türü kahve, hastalıklara daha dayanıklıdır ve Coffee arabica türü kahvenin yaklaşık 2 katı kadar kafein içerir. C. arabusta ise C. arabica ve C. robusta türü kahve çaprazlanarak, Fildişi Sahili’nde üretilmiştir. Madagaskar’da yetişen C. vianneyi türü, neredeyse hiç kafein içermese de bu kahvenin içerdiği bazı maddeler yüzünden tadı acıdır.​

Kahvenin tarihi denilince kahvehanelerden bahsetmeden olmaz. Tarihteki ilk kahvehaneler, 15. yüzyılda Mekke’de ve 16. yüzyılda İstanbul’da açılan kahvehanelerdir. Bu mekanlar; kısa sürede erkeklerin politika, güncel gelişmeler vb. pek çok konu hakkında konuştuğu, satranç ve tavla gibi oyunlar oynadığı, şarkı söyleyip dans ettiği, müzik dinlediği toplanma yerleri haline gelir. Kahvehanelerdeki konuşmalardan çekinen yöneticilerse sık sık bu kahvehaneleri yasaklamaya çalışır.

2. Kahvenin Hikayesi

Kahvenin tarihinin yanında efsanelerde yerini bulan kahvenin hikayesi de oldukça ilginçtir. Kahvenin kökeni ile ilgili pek çok efsane ve hikaye vardır. En eski efsaneye göre kahve; Hz Muhammed hasta yatağında uzanıp Allah’a dua ederken Cebrail tarafından getirilir, insanlara tanıtımı da peygamber tarafından yapılır. Efsanede geçen anlatıma göre bu kahve, Kabe kadar siyahtır ve 40 erkeği oturdukları eyerlerden kaldırıp 40 kadınla birlikte olmaya yöneltecek kadar güçlüdür.​

Etiyopya’da geçen kahvenin hikayesine göre Etiyopyalı Kaldi ya da Halit isimli Arap bir keçi çobanı milattan sonra 850 senesinde Kızıl Deniz kıyısındaki tepelerde sürüsünü otlatırken keçilerin oradaki çalılarda bulunan yemişleri yedikten sonra heyecanlı bir şekilde zıplayarak oynamaya başladıklarını gözlemler. Bir keşiş de aynı durumu fark eder, bu yemişleri alır, yanında götürür, kavurur ve kahve yapar. Kendi tarikat üyeleri üzerinde denediğinde onların geceleri yapılan uzun dualar boyunca daha zinde olduklarını fark eder. ​

Başka bir söylenceye göre kahvenin hikayesi Yemen’de başlar. Ali bin Ömer isimli bir imam, hükümdarın kızı ile zina yaptığı için Yemen’deki dağlara sürgüne gönderilir. Ali bin Ömer; dağlarda beyaz çiçekli bir ağaç bulur, ağaçtan elde ettiği tohumları kaynatıp hazırladığı içeceğin tadı hoşuna gider. Kahve çekirdeklerini Mekke’ye hac yolculuğunda yanında götürür ve orada uyuz salgınına yakalanan hacıları tedavi eder. Bu sebeple dönüşünde onurlandırılır ve kahve üreticileri, kahvehane sahipleri ve kahve içenlerin koruyucu azizi olur.

3. Kahvenin Yararları Nelerdir?

Tüm dünyada en fazla tüketilen içecek olan kahvenin insan sağlığı üzerine de pek çok etkisi bulunur. Kahvenin yararları arasında kanseri belli açılardan olumlu yönde etkileme özelliği bulunur. Hücrelerde DNA onarımının, kanser hücrelerinin programlı ölümünün düzenlenmesinde ve kanser hücrelerinin damar oluşturmasının, çoğalmasının, metastaz yapmasının önlenmesinde olumlu etkileri vardır.

Detoksifikasyon (toksinlerin uzaklaştırılması) ve antioksidanlarla ilişkili genlerin aktivitesinin düzenlenmesindeki rolü de kahvenin yararları arasında bulunur. Kahve; fazla tüketildiğinde seks hormonu bağlayan globulin düzeyini arttırır, bunun sonucu olarak hücreler tarafından kullanılabilecek testosteron düzeyi düşer, bu durum rahim ve göğüs kanseri riskini azaltabilir.

Rektumda (kalın bağırsağın makata yakın kısmı) bağırsak hareketlerini ve kalın bağırsak mukozasının detoksifikasyon kapasitesini ve mutasyon karşıtı özelliklerini arttırarak kolon kanserine karşı koruyucu etki gösterir. Kahvenin içerdiği diterpenler kanserojen bileşenlerin sebep olduğu mutasyonları azaltır.

Kahvenin yararları arasında karaciğer üzerinde olumlu etkileri de bulunur. Tüketilen kahve miktarına bağlı olarak çeşitli enzimlerin miktarını arttırır ve karaciğer kanserine gidebilecek olan alkol etkisi ile oluşmayan karaciğer yağlanmasını ve karaciğer fibrozunu hafifletici özelliğe sahiptir.

Metabolizma üzerindeki olumlu etkilerinden de kahvenin yararları arasında bahsedilebilir. Kahvenin içerdiği bileşenlerin insülin ve glikoz metabolizması üzerinde yararlı etkileri bulunur. Kahve tüketimi, safra taşı oluşumu üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

Kahve, bağırsakta bulunan mikroorganizmaların birbirine oranlarını obezite karşıtı mikroorganizmaların lehinde etkiler, Firmicutes bakterilerinin Bacteriodetes bakterilerine oranını düşürür ve iltihap karşıtı etkisi olan bifidobakterileri arttırır.

4. Kahvenin Zararları Nelerdir?

Kahvenin zararlarından da bahsetmek gerekir, çünkü kahvenin sağlığı olumsuz yönde etkileyebilecek bazı özellikler de taşır. Kahvenin zararları arasında kahve tüketimine bağlı olarak kan basıncında görülebilecek ani artışlar sayılabilir.

Doğum üzerindeki olumsuz etkiler de kahvenin zararları arasında bulunur. Hamilelik sırasında kafein içeren kahve tüketiminden kaçınılması yerinde olur. Çünkü hamilelik sırasında kafein alımının düşük doğum ağırlığı, bebeğin kaybedilmesi (düşük yapılması) ve çocukluk çağı lösemisi ile ilişkili olduğu düşünülür.

Bu yazı da ilginizi çekebilir.

Kraliçenin Yemeği: Arı Sütü Nedir, Arı Sütünün İçeriğinde Neler Bulunur, Arı Sütünün Faydaları Nelerdir?

Kaynakça

  1. Grosso, G., Godos, J., Galvano, F., & Giovannucci, E. L. (2017). Coffee, caffeine, and health outcomes: an umbrella review. Annual review of nutrition, 37, 131-156.
  2. https://www.britannica.com/topic/coffee
  3. Smith, R. F. (1985). A history of coffee. In Coffee (pp. 1-12). Springer, Boston, MA.

Güncellenme Tarihi:  26.02.2019    Yazar Eğitim Düzeyi: PhD

Bir Yanıt Yazın

two × 2 =