Pestisitlerin Zararları – Sağlık Üzerindeki Etkileri

Reklam Engelleyici Tespit Edildi.

Sitemizin yayına devam edebilmesi için reklam gelirlerine ihtiyacı var, lütfen reklam engelleyiciyi etkisiz hale getirerek bize destek olun, teşekkürler.

Bu yazıda pestisit nedir, pestisitlerin zararları, pestisitlerin etkileri nelerdir, pestisit çeşitleri hangileridir ve pestisitlerin vücuda alınma yolları nelerdir sorularının yanıtlarını bulabilirsiniz.

Pestisitlerin etkileri, pestisit çeşitleri, pestisitlerin zararları, pestisitlerin vücuda alınma yolları, pestisit nedir

1. Pestisit nedir?

Her ne kadar pestisit nedir sorusu sorulduğunda akla ilk olarak böcek ilaçları gelse de pestisit kavramı, çiftçilerin ya da diğer insanların istenmeyen olarak tanımladıkları canlıları yok etmek için kullandıkları tüm kimyasalları kapsar. Böcek ilaçları, sadece bir pestisit türüdür.

Sık rastlanılan diğer bir yanılgıysa zirai ilaç ile pestisiti eş anlamlıymış gibi kullanmaktır. Her ne kadar üretilen pestisitlerin %85’i tarımda kullanılıyor olsa da pestisitlerin zirai amaçlı kullanımı zorunlu değildir, evdeki hamam böceklerini ya da sivrisinekleri öldürmek için kullanılan kimyasallar da pestisittir.

2. Pestisit çeşitleri nelerdir?

Farklı organizma tiplerine karşı farklı pestisit çeşitleri geliştirilmiştir ve bu pestisit çeşitleri aşağıdaki şekilde gruplandırılabilir.

  • İnsektisit: Böceklere karşı kullanılan kimyasallardır.
  • Fungisit: Mantarlara karşı kullanılan kimyasallardır.
  • Herbisit: İstenmeyen otlara karşı kullanılan kimyasallardır.
  • Rodentisit: Fare gibi kemirgenlere karşı kullanılan kimyasallardır.

3. Pestisitlerin vücuda giriş yolları nelerdir?

İnsanlar, pestisitlere meslekleri, tarımsal ve evsel kullanım sebebiyle direkt olarak maruz kalabilecekleri gibi zirai ilaç bulaşmış hava, su, toprak ve çiçekler, pestisit kalıntısı barındıran gıdalar ve pestisit kalıntısı bulunan tarımsal ürünlerle beslenen hayvanlar yoluyla da maruz kalabilir.

Pestisitlerin vücuda giriş yolları oldukça çeşitlidir; pestisitler ağız, göz, deri ve solunum yoluyla insan vücuduna girebilir. Maruz kalınan doz ve pestisitlerin vücuda giriş yolları ise risk düzeyini belirler.

  1. Ağız yolu ile zirai ilaca ya da pestisite maruz kalmak çok tehlikelidir. Bu durum; genelde zirai ilacın orjiinal şişesinden farklı bir yiyecek ya da içecek şişesinde saklanması ve yanlışlıkla içilmesi sonucu meydana gelir. Tarım ilacı uygulandıktan sonra elleri düzgün yıkamadan yemek yenmesi ya da sigara içilmesi de ağız yoluyla kimyasala maruz kalınmasına neden olabilir. Bunların dışında ilaç kalıntısı içeren tarımsal ürünlerin tüketimi de ağız yoluyla zirai ilaç kalıntısının vücuda alınması ile sonuçlanır. Manavdan, pazardan ya da marketten aldığınız bir sebze veya meyveyi yıkayarak, soyarak ya da pişirerek o gıdadaki zirai ilaç (pestisit) kalıntısını tam olarak uzaklaştırmak mümkün değildir.
  2. Pestisitlerin vücuda giriş yollarından bir diğeri deriden emilimdir. Bu durum, yüksek miktarda zirai ilaç kalıntısına temas yoluyla meydana gelebileceği gibi; kimyasalın karıştırılması, yüklenmesi, boşaltılması ya da temizlenmesi sırasında da ortaya çıkabilir. Sıvı pestisitler; deriden emilime daha uygundur, kafa derisi ve genital bölgede pestisit deriden emilimi en fazla olur.
  3. Pestisitler ya da zirai ilaçlar uçucu bileşenler içerir, bu sebeple solunum yolu ile maruz kalma da pestisitlerin vücuda giriş yollarından biridir ve ihtimali yüksektir. Solunum yoluyla pestisite maruz kalmak; burun, gırtlak ve ciğerlerde ciddi hasara sebep olabilir. Kapalı bir alanda sprey uygulandığında solunum yolu ile maruz kalma ihtimali artar. 30 santigrat derecenin üstündeki sıcaklıkta buharlaşma artacağından tarım ilacı uygulaması yapılmamalıdır, aksi halde risk artar. Uygulama sırasında solunum yollarını koruyan uygun maskeler kullanılmalıdır.
  4. Pestisitlerin vücuda giriş yollarından biri ve sıradan bir vatandaşın aklına gelmeyecek olanı gözlerdir. Pestisitler ya da zirai ilaçlar, gözde kimyasal yaralanmaya sebep olabilir. Göz yoluyla önemli miktarda pestisite maruz kalmak ölüme bile sebep olabilir. Özellikle tanecikli olan pestisitler göze zarar verebilir. Pestisit uygularken uygun koruyucu gözlükler kullanmak gerekir.

4. Etken maddelerine göre pestisitlerin zararları

Pestisitler, zararlı olarak tanımlanan organizmalarla mücadele edebilmek için farklı etken maddeler kullanır. Bu etken maddelerden her birinin kendi kimyasal yapısına göre sağlık üzerinde farklı olumsuz etkileri bulunur, bu sebeple etken maddelerine göre pestisitlerin zararlarından detaylıca bahsetmek gerekir.

4.1. Organoklorlu pestisitlerin etkileri nelerdir?

Organoklorlu pestisitler arasında en bilineni DDT’dir, diedrin, endosulfan, heptaklor, dikofol, metoksiklor ise diğer organoklorlu zirai ilaçlardır. Organoklorlu pestisitler; genel olarak endokrin hastalıklara sebep olur, anne karnındaki bebeğin gelişimi ve yağ metabolizmasını etkiler, kanda ve karaciğerde değişikliklere sebep olur.

Organoklorlu pestisitlere maruz kalmak Tip 2 diyabet riskini artırır. Vücudunda organoklor düzeyi yüksek olan kişilerin zihinsel fonksiyonlarında problem ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Kanser hastalarının kanlarındaki organoklorlu pestisit düzeyi sağlıklı bireylerin kanlarındakine göre daha yüksek bulunmuştur, organoklorlu zirai ilaçlar kanser ile ilişkili olabilir.

4.2. Glifosat gibi organofosforlu pestisitlerin zararları nelerdir?

Pestisit çeşitlerinden organofosforlu pestisitlerin en bilineni glifosattır; malathion, parathion, dimetoat ise diğer yaygın organofosforlu pestisitlerdir. Glifosat gibi organofosforlu tarım ilaçları; endokrin sistemi bozma potansiyeline sahiptir.

Organofosforlu pestisitlerin zararları aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

  • Kolinesteraz enzimlerinin fonksiyonunu etkiler.
  • İnsülin salgısını azaltır.
  • Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasını bozar.
  • Genetik materyale zarar verir.
  • Hücrenin enerji üretim merkezi olan mitokondriyi etkiler.
  • Sinir sistemi ve endokrin sistemde sorunlara yol açar.
  • Oksidatif strese sebep olur.
  • Hamile kadın ve karnındaki bebeğin organofosforlu pestisitlere maruz kalması normalden kısa süren gebelik ve çocuğun nörolojik sorunlar yaşaması ile ilişkilidir. Anne karnında organofosfat gibi pestisitlere maruz kalmak ileriki hayatta zeka geriliğine sebep olabilir.
  • Non-Hodgkin lenfoma gibi çeşitli kanserlere yakalanma riskini arttırıyor olabilir.

4.3. Karbamat pestisitlerin etkileri nelerdir?

Etken maddesine göre pestisit çeşitlerinden birisi karbamat pestisitlerdir; aldacarb, karbofuran ve ziram karbamat zirai ilaçlar arasında yer alır. Karbamat pestisitlerin etkileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

  • Endokrin sistemin işleyişini bozar.
  • Olasılıkla üreme ile ilgili problemlere yol açar.
  • Hücre metabolizması ve mitokondri fonksiyonunu etkiler.
  • İnsan bağışıklık sistemi hücrelerinin ölümüne sebep olur.
  • Bunama ve non-Hodgkin lenfoma (bir tür kanser) riskini arttırır.

4.4. Diğer tür pestisitlerin zararları nelerdir?

Yukarıda etken maddelerine göre sıralanan pestisit çeşitlerine ek olarak pek çok pestisit çeşidi daha bulunur. Pestisit çeşitlerinden triazin pestisitlerin en bilinenleri atrazin, simazin ve ametrindir. Triazin pestisitler endokrin sistemi ve üreme sistemini olumsuz etkiler. Triazin tarım ilaçları, olasılıkla artan meme kanseri görülme sıklığı ile ilişkilidir. Atrazin, oksidatif stres ve hücre toksisitesi ile bağlantılıdır.

Fenvalerat, permethrin, sumithrin gibi sentetik pirethroidler; endokrin fonksiyonu bozabilir ve üremeyi etkileyebilir. Birden fazla pirethroid metabolizma ürünü, sperm hücrelerinde DNA hasarına sebep olur.

İmidakloprid, thiakloprid, guadipir gibi neonikotinoid tarım ilaçları; hayvanlarda endokrin ve üreme sistemini etkiler. Neonikotinoidler, daha fazla aromataz enzimi üretilmesine sebep olur ve aromataz enzimi meme kanserinin gelişimi ile ilgilidir.

5. Çaresi Var!

Pestisitlerin %80’inden fazlası tarımda kullanılır, dolayısıyla ilk aşamada organik tarıma geçmek uygun bir alternatif olacaktır. Böylelikle zararlı kimyasalların zararsız alternatifleri kullanılarak hem çevre hem de insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerin belirli ölçüde önüne geçilebilir.

Tarımda uzun vadeli bir çözüm içinse permakültür gibi tarımsal üretim yaklaşımları tercih edilmelidir. Bill Mollison tarafından geliştirilen ve kalıcı tarım anlamına gelen permakültür, doğal sistemlerin iyi bir şekilde gözlemlenmesi yoluyla elde edilen bilgileri kullanır. Böylelikle yapay girdilere ihtiyaç duymadan hem kendi ihtiyaçlarını karşılayarak devamını sağlayabilen hem de insanları besleyebilen bir sistem geliştirilebilir. Permakültür, insana ve yeryüzüne saygı göstererek ve nüfus sayısını ve tüketimi sınırlayarak sürdürülebilir bir tarımsal düzen geliştirmeyi amaçlar.

Ev ortamında karşılaşılan sivrisinek vb. etkenlere karşı mücadele içinse zararlı kimysallara alternatif okaliptüs yağı gibi doğal çözümler tercih edilebilir.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir.

Kaynakça

  1. Nicolopoulou-Stamati, P., Maipas, S., Kotampasi, C., Stamatis, P., & Hens, L. (2016). Chemical pesticides and human health: the urgent need for a new concept in agriculture. Frontiers in public health, 4, 148.
  2. K. H., Kabir, E., & Jahan, S. A. (2017). Exposure to pesticides and the associated human health effects. Science of The Total Environment, 575, 525-535.
  3. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1319562X17302735
  4. He, T. T., Zuo, A. J., Wang, J. G., & Zhao, P. (2017). Organochlorine pesticides accumulation and breast cancer: A hospital-based case–control study. Tumor Biology, 39(5), 1010428317699114.
  5. Watanabe, K., Shono, Y., Kakimizu, A., Okada, A., Matsuo, N., Satoh, A., & Nishimura, H. (1993). New mosquito repellent from Eucalyptus camaldulensis. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 41(11), 2164-2166.

İlk Yayımlanma Tarihi: 12.01.2019 Güncellenme Tarihi: 11.08.2019 Yazar Eğitim Düzeyi: PhD

Bir Yanıt Yazın

19 + eighteen =